Kayıtlar

Mandalina-Tekrar yayın blogdaki ilk hikayem :)

Resim
Sokağın başındaki telefon direğinin başında oturmuş gelen geçene bakıyordu. Yanındaki poşette üç beş mandalina. Evden çıkmadan annesi tutuşturdu eline. O inatla almak istemese de şimdi keyifle mandalinaları yiyordu. Hafif esen rüzgar, neredeyse yağmak üzere olan yağmur ve uzaktan beliren kara bulutlar gecenin ketum geçeceğinin habercisiydi. Yeşilimsi turuncumsu renk cümbüşüyle kaplı mandalina kabuğunu soyarken yanına koşarak gelen arkadaşının ona seslenmesiyle başını sesin geldiği tarafa doğru kaldırıp baktı. Uzun saçları yağan ince yağmurdan kıvır kıvır olmuş, yolda koşarak geldiği içinse paçaları çamura bulanmıştı. Biri rengi solmuş olan tamamen çamura bulanmış kırmızı terlik diğer ayağında ise önü yırtık kara lastik.." Ba..bam gel..cek ş...şim.di." Elindeki gazete kağıtlarını acele ile arkadaşına verdi. Koştuğu için nefes nefese kalmış cümlesini zor tamamlamıştı. Arkadaşının istediği gazete kağıtlarını verdiği gibi geldiği yoldan koşarak eve gitti. "Zeyneeep!" …

Fırtına Öncesi Sessizlik

Resim
Fırtına öncesi sessizliği herkes bilir kılıçları kuşanır. Bilir ki fırtına kopacak. Önceden önlemini alır insan. İlk önce içini bir sıkıntı kaplar sessizliğe gömülür. Bir yerden çıkacak olan çatırtıyı bekler. Hazırlıklıdır da aynı zamanda.. Dişlerini biler tırnaklarını çıkartır hazır şekilde bekler. Deniz gibi..

Özgür Deniz- Ön okuma-1.bölüm

Resim
Bu hikayede kişi, yer ve kurumların gerçekle hiçbir ilişkisi olmayıp tamamen hayal ürünüdür. Lakin karakterlerde bir nebze de olsun kendinizden bir şeyler bulabileceğinizi unutmayın.. Keyifli okumalar!

Ellerini karnında birleştirmiş evinin bahçesinde oturmuş sahile vuran köpük köpük olan dalgaları izleyip ruhunu dinlendiriyordu. Doğuma sadece bir hafta kalmıştı. Hem çok heyecanlı hem de çok korkuyordu. Alnından süzülen ter çenesinin altında damla halini alıp yere düşmüştü. Arada sırada vuran şiddetli sancılar, onu evde yalnız olduğu için endişelendiriyordu.

Lilanın Büyülü Miladı -12

Resim
"Bu akşam da çalışacak mısın Nazlı?"
" Evet, Düğün için siparişi yetiştirmem lazım. Yarın sabah teslim etmem gerekiyor."
" Kaç gündür akşam sabah çalışıyorsun. Bitkin görünüyorsun."
"Çalışmak bana iyi geliyor biliyorsun. Hem böyle mutluyum." diyen Nazlı bir dışarıya bakıp bir anda beliren kara bulutları görünce " Yağmur yağacak." dediğinde uzaktan gelen gök gürültüsü bunu doğrulamıştı.

Ferah gittikten sonra doğruca mutfağa giden Nazlı Milat hemen işe koyulmuştu. Müzik çalarda sevdiği grup Athena"nın "Ben böyleyim" şarkısı çalıyordu. En sevdiği şarkılardan biriydi bu. Nazlı milat düğün pastasını yaptıktan sonra sıra aperatif olan kurabiyeleri yapmaya başlamıştı. Tatlı ve tuzlu olmak üzere iki çeşit yapılacaktı. Daha önceden yoğurduğu tatlı kurabiyenin hamurunu dolaptan çıkarıp şekil vermeye başladığı sırada şiddetli gök gürültüsü onu yerinde zıplatmıştı. "Kesin bir yere yıldırım düştü" diye geçirdi içinden. Cama vur…

Lilanın Büyülü Miladı 11

Resim
Güneş tepeye doğru ağır ağır yörüngesinde yol alırken Nazlı Milat yarın sabah düğün için  aldığı siparişlerini yetiştirmek için acele ediyordu. Kısacık kestirdiği saçları bir yıldır kızıldı. Ellerine yaptırdığı hint kınasından dövmeleri hobisi olmuştu. Nazlı ince belli bardağa koyduğu demli çayından bir yudum alıp pastasının son katını yerleştirip kremasını sürdü. 

Lilanın Büyülü Miladı 10- part 2-

Resim
Yahya'nın ağzından; 
Akşam saatleri hiç olmadık vakitte düştün aklıma yine sesli sinemam. Sahi aklımdan çıkmadığın an oldu mu ki. O deniz mavisi gözlerin, gözlerimin önünden gitmezken. Pastaneye geldiğim o ilk gün ki telaşının hayali canlanıyor her an zihnimde. Sesinin tınısını öyle özledim ki bir bilsen. Bilsen ki bende ki yerini.. Tatlıyı yemediğim halde o gece ikram ettiğin pastadan yedim. Ama biliyorum.. Sohbetin, sohbetin arasında ki o kaçamak gülümseyişin daha tatlıydı.. Kendi kendine konuşman :) .. Tepeden tırnağa özledim seni..

Lilanın Büyülü Miladı 10- part 1- Finale Doğru

Resim
Bir haftalık tatilin Nazlı Milat'a iyi geleceğini düşündürse de hiç bir etkisi olmamıştı. Tatil diye çıktığı evinden Yahya ile ilgili bir dolu düşüncelerle geri gelmişti. Ferah, Nazlı Milat'a Lila'nın doğum gününde mutfakta konuştuklarını Yahya'nın her şeyi duyduğunu söylemişti. Duyduklarından sonra Yahya, Nazlı Milat'a duygularını açmıştı.

O akşamı unutamıyordu Nazlı milat. Kapılarını aç demişti Yahya. Ne kadar da mutlu olmuştu Nazlı  Milat halbuki. Şaşkınlıktan bir şey diyememişti. Hiç beklememişti Yahya'nın gideceğini. Hayatından da ülkeden de.. Yahya tamamıyla gitmişti..

Şöyle bir merak uyandırmak adına kısacık bir paylaşım yapayım dedim. Yeni bölümü tamamlayıp hemen yayınlayacağım. Okuyanları da birazcık daha bekleteceğim.. Bakalım Neler olacak :)