Kayıtlar

Lilanın Büyülü Miladı 11

Resim
Güneş tepeye doğru ağır ağır yörüngesinde yol alırken Nazlı Milat yarın sabah düğün için  aldığı siparişlerini yetiştirmek için acele ediyordu. Kısacık kestirdiği saçları bir yıldır kızıldı. Ellerine yaptırdığı hint kınasından dövmeleri hobisi olmuştu. Nazlı ince belli bardağa koyduğu demli çayından bir yudum alıp pastasının son katını yerleştirip kremasını sürdü. 

Lilanın Büyülü Miladı 10- part 2-

Resim
Yahya'nın ağzından; 
Akşam saatleri hiç olmadık vakitte düştün aklıma yine sesli sinemam. Sahi aklımdan çıkmadığın an oldu mu ki. O deniz mavisi gözlerin, gözlerimin önünden gitmezken. Pastaneye geldiğim o ilk gün ki telaşının hayali canlanıyor her an zihnimde. Sesinin tınısını öyle özledim ki bir bilsen. Bilsen ki bende ki yerini.. Tatlıyı yemediğim halde o gece ikram ettiğin pastadan yedim. Ama biliyorum.. Sohbetin, sohbetin arasında ki o kaçamak gülümseyişin daha tatlıydı.. Kendi kendine konuşman :) .. Tepeden tırnağa özledim seni..

Lilanın Büyülü Miladı 10- part 1- Finale Doğru

Resim
Bir haftalık tatilin Nazlı Milat'a iyi geleceğini düşündürse de hiç bir etkisi olmamıştı. Tatil diye çıktığı evinden Yahya ile ilgili bir dolu düşüncelerle geri gelmişti. Ferah, Nazlı Milat'a Lila'nın doğum gününde mutfakta konuştuklarını Yahya'nın her şeyi duyduğunu söylemişti. Duyduklarından sonra Yahya, Nazlı Milat'a duygularını açmıştı.

O akşamı unutamıyordu Nazlı milat. Kapılarını aç demişti Yahya. Ne kadar da mutlu olmuştu Nazlı  Milat halbuki. Şaşkınlıktan bir şey diyememişti. Hiç beklememişti Yahya'nın gideceğini. Hayatından da ülkeden de.. Yahya tamamıyla gitmişti..

Şöyle bir merak uyandırmak adına kısacık bir paylaşım yapayım dedim. Yeni bölümü tamamlayıp hemen yayınlayacağım. Okuyanları da birazcık daha bekleteceğim.. Bakalım Neler olacak :)

Nereden Başlasam!

Resim
Nasıl yada nereden başlasam söze kestiremiyorum blog sakinleri. Başımın içinde dolaşan çokça cümlelerden hangisini yazsam veya hangi konuyu açsam size diye düşünedurayım ben. Velhasıl kelam bu yazı artık geri döndüğümün habercisi olsun sizlere..
Bu sefer neden gittiğimi uzun uzun anlatmayacağım. Tek kelime yetecek aslında açıklama babında! YAZAMADIM!! Saklı Kelimeler adlı yazımda anlatmaya çalışmıştım aslında.. 
Geri dönüşüme etken olan asıl konuya geleyim.. Bir arkadaşım vasıtasıyla oldu.. 
" Nazlı Milat'a ne oldu sonradan. Merak ediyorum. Yazsana onu"- Lilanın Büyülü Dünyası adlı hikaye- deyince artık geri dönmem gerektiğine karar verdim. Aslında hikayeler yazmayı da özlediğimi farkettim. 
Bu arada bazı blogger arkadaşların da bloglarını kapattığını gördüm. Üzüldüm! Blog okumak, yeni dünyalara, düşüncelere, akımlara misafir olmak hoş duygu. Birçok şeyi blog okuyarak öğrenebiliyoruz. En önemlisi -benim için- deşarj oluyoruz. Sizde de oluyormu bilmem ama ben rahatlıyorum..
De…

Kuş Misali

Resim
Yol asfalt ama çakıllı.. Yolun üzerinde bir çift kırmızı pabuç. Minnacık ayaklar.. Beyaz elbise..Bahar dalları olan beyaz elbise. İki kulak yapılmış kıvır kıvır olan saçlar pembe ponpon tokalarla iki kulak yapılmış. Boğum boğum olan ayakları koşuyor.. Elinde sarı çiçekler.. Önünde kollarını açmış kızının kendisine gelmesini bekleyen annesi var.. 

GELİNLİK- TEKRAR YAYIN

Resim
Günün sabahı..  Düğün günü.

Genç kız heyecandan uyuyamamıştı. Sevdiği adamla evlenecekti. Aylar öncesinden düğün telaşından yorgun olsa da oldukça mutluydu. Düğünü olacağı içinde kilosuna dikkat etmiş aldığı gelinliğin bedenine tam olmasına özen göstermişti. Gelinliği tamda hayal ettiği gibi. Baştan aşağı güpür. Fransız güpürü. Annesi dahil herkes seçeceksen Fransız güpürü seçmelisin en iyi o demişlerdi. Duvarda asılı olan gelinliğine baktı genç kız. Omuzları dantelli straplez gelinliğin eteği oldukça kabarık ve alt kısımlarında yine incilerle işlenmiş danteller bulunuyordu. Odanın içinde dönüp duruyordu. Hava daha aydınlanmamıştı. Mesaj attı sevdiği adama. Hemen cevap gelmişti..

SAKLI KELİMELER

Resim
Kalem kağıdın üzerinde uzunca bir süre bekledi. Yazmaya mecali mi kalmamıştı yoksa Yazan mı yazamıyordu. Zorladı kendini. Zihni donmuştu adeta. Neredeydi o sihirli kelimeler. Sis bulutu gibi kaybolmuştu ortadan. Oyun oynama zaman da değildi üstelik.