12.05.2017

Kurgusuz İstek


Öyle sarhoş! Bilinçli.. Ne istediğinin bilincinde olan bir sarhoşluk bu.. Ama kör.. Bu körlük görmekle ilgili değil.  Anlama yetisi desem o da değil. Şöyle isteksiz ama aniden gelen bi iç çekiş gibi. Hani derler ya kör bıçak diye.. Onun gibi.. bıçak işlev görse de zorlar ama bu zorluk bir çok olayı da beraberinde götürür. Onun gibi..  

11.20.2017

Camın Arkası


Her şey soyut bu odada. Soyutluğun içinden çıkagelmiş bu biçimsiz hikayeyi kim okuyacak dersiniz? Reellik..

Oda.. Parlak ve sessiz çığlığa hakim. Doluca hayallerle süslü yine bu boş oda.. Sıcak.. Ama mevsimlerden  kış. Somutluğun hakim olmadığı bu odanın camı size anlatacak bu hikayeyi.. 

10.27.2017

-1-





Kolay gibiydi her şey.. Öyle gözüküyordu.
Yanıltıcıydı her bir şey.

10.10.2017

Yeni Yetme Yazar



Elleri klavyede dans ediyordu yazmak için lakin tuşlara basmıyordu. Aklında tasarladığı hikayeyi yazıya dökemiyordu. Zihninde beliren hikayenin hayali görüntüsü gözlerinin önündeydi...

10.05.2017

Paranın Bilinmeyen Yolculuğu






Şu anda bu satırları sizlere tüm çıplaklığıyla yazıyorum.. Bugünün kahramanı ben. İlla kahraman olacaksam o ben olayım diyorum ve günümü sizlere anlatayım. Elimde kupa bardağımda açık çay. İçmek için değil de daha çok soğuktan donan ellerimi ısıtmak amacıyla içiyorum.. Yanında bir kaç sarı leblebi ve iki badem.. Hani şu form koruma amacıyla, çayın yanında bir şeyler atıştırma bahanesiyle.. Ben bu satırları şu anda yani saat 21:16 da yazıyorum..

10.03.2017

Platonik 2



Ya beni rahat bırak ya da beni senle...
Ne olacağını bilmem ama.. Ne olursa da seni suçlayamam. Kendi kuruntularımın esiri edemem seni. Hele yaşadığım bu duygu karmaşasından haberin yokken..

10.01.2017

Son-Suz Hikaye





Evden çıkmadan cebini son kez kontrol etti. On lirası cebinde durduğuna emin olunca ağır aksak çıktı kapıdan. Kapıyı kapatmadan önce evine göz gezdirdi. O her zaman aşina olduğu sessizlik ona güle güle demişti. O da sessizliğe karşılık "Allah'a sımarladık" deyip eliyle selam çaktıktan sonra kapıyı yavaşça kapattı.

9.28.2017

Platonik






Öyle bir anda girdin ki kalbime
Öyle bir anımda geldin ki aklıma
Zamansız

9.27.2017

Ahmak Tilki(!)



Mevsimlerden dört mevsim bugünlerde.. Yaşadığımı değil de hissettiklerimi yaşıyorum.. Koca evde şu rutubetli küçük odaya dünyamı sığdırdım. Camın kenarında duran yatağım darmadağınık.. Üzerinde katlanmayı bekleyen bir yığın çamaşır.. Canım iş yapmak istemiyor.. Servis masasının en küçüğü, odamın kenarında kırık kristal kesme vazonun içindeki sahte çiçeklere değer katmış gibi gözüküyor.. O da sahte!

9.25.2017

Lilanın Büyülü Miladı- Final-






Gözlerinden süzülen bir damla yaş belirmişti. Etraf karanlık olsa da Nazlı Milat hep aynı yere bakıyordu Yahyayı görmek için.

Hareket etmeye korkuyordu Nazlı. Ya çekip giderse diye. Gözyaşları görmesine engel olmaya başlayınca elleriyle gözlerini silip, gözlerini hiç kırpmadan camdan yolun karşı tarafında duran Yahyayı görmeye çalışıyordu. Yağmur bir anda bardaktan boşanırcasına yağmaya başlamıştı. Ellerinin titremesine engel olmasını bırak kalbi, zihni dahi söz dinlemiyordu sanki. Ne duruyorsun, koş, diyen aklına karşı gelen ayakları mıh gibi olduğu yerde kalmıştı. Sadece gözleri tek noktada sabitlenmişti. Yahya karşısında duruyordu işte.
-Koş aptal, koş işte!

Derin nefes alıp koşmaya başlamıştı Nazlı Milat. Yağmur daha saniyesinde sırılsıklam yapmıştı onu, ama umurunda değildi. Bütün hücresinde hissettiği o buruk mutluluk, ritmi bozulan kalbine söz dinletememesi aşktandı. Emindi artık. Çok geç olsa da emindi. 

9.01.2017

Mandalina-Tekrar yayın blogdaki ilk hikayem :)



Sokağın başındaki telefon direğinin başında oturmuş gelen geçene bakıyordu. Yanındaki poşette üç beş mandalina. Evden çıkmadan annesi tutuşturdu eline. O inatla almak istemese de şimdi keyifle mandalinaları yiyordu. Hafif esen rüzgar, neredeyse yağmak üzere olan yağmur ve uzaktan beliren kara bulutlar gecenin ketum geçeceğinin habercisiydi. Yeşilimsi turuncumsu renk cümbüşüyle kaplı mandalina kabuğunu soyarken yanına koşarak gelen arkadaşının ona seslenmesiyle başını sesin geldiği tarafa doğru kaldırıp baktı. Uzun saçları yağan ince yağmurdan kıvır kıvır olmuş, yolda koşarak geldiği içinse paçaları çamura bulanmıştı. Biri rengi solmuş olan tamamen çamura bulanmış kırmızı terlik diğer ayağında ise önü yırtık kara lastik.." Ba..bam gel..cek ş...şim.di." Elindeki gazete kağıtlarını acele ile arkadaşına verdi. Koştuğu için nefes nefese kalmış cümlesini zor tamamlamıştı. Arkadaşının istediği gazete kağıtlarını verdiği gibi geldiği yoldan koşarak eve gitti. "Zeyneeep!" diye bağırsa da Hülya, arkadaşı çoktan köşeyi dönmüş, yoldan kaybolmuştu. Halbuki yanındaki poşette duran büyücek ve yediği mandalinaların en güzelini arkadaşına vermek için ayırmıştı. Elindeki gazete kağıtlarını katlayıp kazağını kaldırıp  karnının üstüne koymuş, ıslanmasın diyede kazağıyla kağıtları korumuştu. Poşetteki mandalinayı da geçen sene annesinin ördüğü hırkasının cebine koyup eve doğru koşmaya başladı.

8.30.2017

Fırtına Öncesi Sessizlik


Fırtına öncesi sessizliği herkes bilir kılıçları kuşanır. Bilir ki fırtına kopacak. Önceden önlemini alır insan. İlk önce içini bir sıkıntı kaplar sessizliğe gömülür. Bir yerden çıkacak olan çatırtıyı bekler. Hazırlıklıdır da aynı zamanda.. Dişlerini biler tırnaklarını çıkartır hazır şekilde bekler. Deniz gibi..

8.27.2017

Özgür Deniz- Ön okuma-1.bölüm

Bu hikayede kişi, yer ve kurumların gerçekle hiçbir ilişkisi olmayıp tamamen hayal ürünüdür. Lakin karakterlerde bir nebze de olsun kendinizden bir şeyler bulabileceğinizi unutmayın.. Keyifli okumalar!


Ellerini karnında birleştirmiş evinin bahçesinde oturmuş sahile vuran köpük köpük olan dalgaları izleyip ruhunu dinlendiriyordu. Doğuma sadece bir hafta kalmıştı. Hem çok heyecanlı hem de çok korkuyordu. Alnından süzülen ter çenesinin altında damla halini alıp yere düşmüştü. Arada sırada vuran şiddetli sancılar, onu evde yalnız olduğu için endişelendiriyordu.

7.31.2017

Lilanın Büyülü Miladı -12






"Bu akşam da çalışacak mısın Nazlı?"
" Evet, Düğün için siparişi yetiştirmem lazım. Yarın sabah teslim etmem gerekiyor."
" Kaç gündür akşam sabah çalışıyorsun. Bitkin görünüyorsun."
"Çalışmak bana iyi geliyor biliyorsun. Hem böyle mutluyum." diyen Nazlı bir dışarıya bakıp bir anda beliren kara bulutları görünce " Yağmur yağacak." dediğinde uzaktan gelen gök gürültüsü bunu doğrulamıştı.


Ferah gittikten sonra doğruca mutfağa giden Nazlı Milat hemen işe koyulmuştu. Müzik çalarda sevdiği grup Athena"nın "Ben böyleyim" şarkısı çalıyordu. En sevdiği şarkılardan biriydi bu. Nazlı milat düğün pastasını yaptıktan sonra sıra aperatif olan kurabiyeleri yapmaya başlamıştı. Tatlı ve tuzlu olmak üzere iki çeşit yapılacaktı. Daha önceden yoğurduğu tatlı kurabiyenin hamurunu dolaptan çıkarıp şekil vermeye başladığı sırada şiddetli gök gürültüsü onu yerinde zıplatmıştı. "Kesin bir yere yıldırım düştü" diye geçirdi içinden. Cama vuran yağmur taneleri şiddetini artırmıştı. Korkusunu ve gök gürültüsünün sesini bastırmak için müziğin sesini daha da açmış şarkıya eşlik etmeye başlamıştı.


Değer saklanma hiç geçer zaman 

Böylede geçer ya sev ister vazgeç 
Beklentiler sadece üzer 
Ayrı dünyalarda farklı farklı kafalarda 
Ve ben ben böyleyim 
Kendi yolumda

İşi bittiğinde saat bir buçuğu geçiyordu. Yorgunluktan gözlerinin önüne perde inmişti adeta. Göz kapakları ona itaat etmiyordu. "Mutfağı da sabah toplarım artık" deyip ışıkları söndürüp evine çıkmaya hazırlanıyordu ki pastahanenin içine vuran ışığı farketti. Işığa doğru dönünce pastahanenin parkında duran aracı gördü. Gözlerini kısıp aracın içindeki kişiyi görmeye çalıştıysa da başarılı olamamıştı. İçi ürpermeye başlamıştı Nazlı Milatın. Herhangi bir saldırıya karşı kendini savunmak için eline bir şeyler almak için etrafına bakındı. Karanlıkta eline alabildiği tek şey oklava olmuştu. Araç ani bir gürültüyle çalışmış hızla oradan gitmeye başlamıştı. Nazlı Milat aracın çıkardığı o korkunç sesle birlikte iyice gerilmişti. " O araba neden oradaydı? Beni mi izliyordu? " diye kendine sorular soruyordu. Araç gittikten sonra hemen ışıkları yakıp doğruca kapıya yöneldi kapının kilitli olduğunu kontrol etmek için. Gök gürültüsünden sonra beliren şimşek geceyi aydınlattığı sırada aracın gitmediğini yolun karşı tarafında kendisine bakan birisinin olduğunu gördü. Ama bu sefer korkmak yerine içini endişeyle karışık mutluluk kaplamıştı. Gözlerinden süzülen bir damla yaş belirmişti. Etraf karanlık olsa da Nazlı Milat hep aynı yere bakıyordu Yahyayı görmek için.



7.20.2017

Lilanın Büyülü Miladı 11


Güneş tepeye doğru ağır ağır yörüngesinde yol alırken Nazlı Milat yarın sabah düğün için  aldığı siparişlerini yetiştirmek için acele ediyordu. Kısacık kestirdiği saçları bir yıldır kızıldı. Ellerine yaptırdığı hint kınasından dövmeleri hobisi olmuştu. Nazlı ince belli bardağa koyduğu demli çayından bir yudum alıp pastasının son katını yerleştirip kremasını sürdü. 

6.23.2017

Lilanın Büyülü Miladı 10- part 2-






Yahya'nın ağzından; 

Akşam saatleri hiç olmadık vakitte düştün aklıma yine sesli sinemam. Sahi aklımdan çıkmadığın an oldu mu ki. O deniz mavisi gözlerin, gözlerimin önünden gitmezken. Pastaneye geldiğim o ilk gün ki telaşının hayali canlanıyor her an zihnimde. Sesinin tınısını öyle özledim ki bir bilsen. Bilsen ki bende ki yerini.. Tatlıyı yemediğim halde o gece ikram ettiğin pastadan yedim. Ama biliyorum.. Sohbetin, sohbetin arasında ki o kaçamak gülümseyişin daha tatlıydı.. Kendi kendine konuşman :)
.. Tepeden tırnağa özledim seni..

6.19.2017

Lilanın Büyülü Miladı 10- part 1- Finale Doğru



Bir haftalık tatilin Nazlı Milat'a iyi geleceğini düşündürse de hiç bir etkisi olmamıştı. Tatil diye çıktığı evinden Yahya ile ilgili bir dolu düşüncelerle geri gelmişti. Ferah, Nazlı Milat'a Lila'nın doğum gününde mutfakta konuştuklarını Yahya'nın her şeyi duyduğunu söylemişti. Duyduklarından sonra Yahya, Nazlı Milat'a duygularını açmıştı.


O akşamı unutamıyordu Nazlı milat. Kapılarını aç demişti Yahya. Ne kadar da mutlu olmuştu Nazlı  Milat halbuki. Şaşkınlıktan bir şey diyememişti. Hiç beklememişti Yahya'nın gideceğini. Hayatından da ülkeden de.. Yahya tamamıyla gitmişti..


Şöyle bir merak uyandırmak adına kısacık bir paylaşım yapayım dedim. Yeni bölümü tamamlayıp hemen yayınlayacağım. Okuyanları da birazcık daha bekleteceğim.. Bakalım Neler olacak :)

6.13.2017

Nereden Başlasam!



Nasıl yada nereden başlasam söze kestiremiyorum blog sakinleri. Başımın içinde dolaşan çokça cümlelerden hangisini yazsam veya hangi konuyu açsam size diye düşünedurayım ben. Velhasıl kelam bu yazı artık geri döndüğümün habercisi olsun sizlere..

4.05.2017

Kuş Misali



Yol asfalt ama çakıllı.. Yolun üzerinde bir çift kırmızı pabuç. Minnacık ayaklar.. Beyaz elbise..Bahar dalları olan beyaz elbise. İki kulak yapılmış kıvır kıvır olan saçlar pembe ponpon tokalarla iki kulak yapılmış. Boğum boğum olan ayakları koşuyor.. Elinde sarı çiçekler.. Önünde kollarını açmış kızının kendisine gelmesini bekleyen annesi var.. 

4.04.2017

GELİNLİK- TEKRAR YAYIN





Günün sabahı..  Düğün günü.

Genç kız heyecandan uyuyamamıştı. Sevdiği adamla evlenecekti. Aylar öncesinden düğün telaşından yorgun olsa da oldukça mutluydu. Düğünü olacağı içinde kilosuna dikkat etmiş aldığı gelinliğin bedenine tam olmasına özen göstermişti. Gelinliği tamda hayal ettiği gibi. Baştan aşağı güpür. Fransız güpürü. Annesi dahil herkes seçeceksen Fransız güpürü seçmelisin en iyi o demişlerdi. Duvarda asılı olan gelinliğine baktı genç kız. Omuzları dantelli straplez gelinliğin eteği oldukça kabarık ve alt kısımlarında yine incilerle işlenmiş danteller bulunuyordu. Odanın içinde dönüp duruyordu. Hava daha aydınlanmamıştı. Mesaj attı sevdiği adama. Hemen cevap gelmişti..

3.29.2017

SAKLI KELİMELER





Kalem kağıdın üzerinde uzunca bir süre bekledi.
Yazmaya mecali mi kalmamıştı yoksa Yazan mı yazamıyordu.
Zorladı kendini. Zihni donmuştu adeta.
Neredeydi o sihirli kelimeler. Sis bulutu gibi kaybolmuştu ortadan.
Oyun oynama zaman da değildi üstelik.

3.20.2017

Yağmur




Yağmur yağdığında kimse sormaz "Neden?" diye. Kaçanlar da olurdu yağmurdan, yağdığı için şükredenler de. Bir damla sudan faydalanan milyonlarca canlı da olurdu, ekini için suya ihtiyaç duyan çiftçide.. Sevinen de olurdu, yağdığı için yüzünü asan da.. Ama kimse neden diye sormazdı. Yağmur bittiğinde yapraklardan süzülen yağmur damlasını izlemeyi sevende oluyordu, tenine yağmur tanesi değdiğinde tiksinen de. Kaçan da oluyordu işte, sırılsıklam olmak uğruna yağmur altında yürüyen de.

2.02.2017

Uzaya Geçiş Yapalım


  Bu okuduğunuz yazı öyle daha önceden yazdığım hikayelerden değil. Hikaye değil!
Tartışma başlığı altında bir iç döküşte dersiniz.. Artık yazı son bulunca siz karar verirsiniz.

Bayan Hohori yazıyor...
Yazayım bakalım ne çıkacak...

Biz yazanlar olarak gün içinde olan tecrübe ya da bir olay, konuşmadan etkilenip onu yazıya dökeriz. Eminim sadece bende olmuyordur bu.
  

1.23.2017

MIM "ÇOCUKLUĞUMUZA DAIR




Bu mimide sevgili Şeydanur etiketlemişti. Ve yine yine geciktim cevaplamak için. Geç oldu farkındayım ama yaptım.. Umarım keyif alırsınız :)
Şu sınav sonrası yakalandığım grip beni çok fena etkiledi. Bilgisayarın başına geçince hemen mimleri yapayım dedim. 

Mim-Şans




Sevgili yalnizamaozgur blog sahibi beni instagram'da başlattığı bu güzel mimde etiketlemişti. Tabii bende geç cevap verenlerdenim. Bunun için kendisinden özür diliyorum. İnstagramda yapmak yerine blogda yazmayı tercih ettim ben. Bu mim için kendisine teşekkür ediyorum ve hemen cevaplamaya başlıyorum..

1.18.2017

Gece ve Gündüz



Gece gündüzle zıt, Güneş Ay'la..
Ay yıldızlarla arkadaş..
Bir masal başlangıcı bu... Sessiz çığlık gibi.
Gece ve Gündüzün hikayesini yıldızlardan dinleyelim..

1.16.2017

Konuk Yazar-Aşkı Zikreden Yazar (Kurduğunuz Hayallere Şu Anda Ulaşılamıyor)



 Sevgili Bayan Hohori'ye konuk oldum. O çok iyi bir ev sahibi 😊 Keyifle okumanızı dilerim. İlk defa konuk yazar oldum. Bayan Hohori'nin fikriydi, çok sağ olsun güzelde oldu. Sevgili blog arkadaşım önce sana sonra okuyacak bütün arkadaşlara teşekkür ederim... Sevgiler her birinize😊
Kurduğunuz Hayallere Şu Anda Ulaşılamıyor
Lütfen Daha Sonra Tekrar Hayal Kurunuz


  Zamansız mıdır hayatta ki duygular? Hiç beklemediğin anda mı oluşur bazı hisler? Zamansız olan gözleriydi bana sorarsanız. Kalbimin ortasına nasıl düştü gözleri? Onu görmeme gerek olmadan, hayali yetiyordu beni darma duman etmeye. Nasıl bu kadar güçlü olur, nasıl yerle bir eder bu kadar?
  Ben ki dünyadan kaçıp hayallere sığınan bir insan, kaçamıyorum ondan. Artık hayallerimde de o var. Bu nasıl bir imtihandır? Bu kadar uzak olup, bu kadar yakın olmak. Gözlerinin karanlığına hayran olup adım attığım gün kayboldum. Ama alışıyorum karanlığa. Yolunu bulup buradan çıkmam lazım. Artık hayallerime ulaşamıyorum. Sürekli olarak "Kurduğunuz hayallere şu anda ulaşılamıyor. Lütfen daha sonra tekrar hayal kurunuz." uyarısı alıyorum. Gözlerim isyana kalkıştı. Uykuyu reddediyorlar. Gece uyuyamıyorum, sabah kalkamıyorum. Sabahları baş ağrısı yerleşti yanıma. Gitmeye niyeti yok, bakışlarından anlıyorum.

Lilanın Büyülü Miladı-9




Nazlı Milat Yahya'ya daha fazla bakamadan hızla geçip gitmişti yanından. Oturma odasına geçip çocuklarla oynamaya başlamıştı. Aklında Yahya'nın kendisinini duyup duymadığı düşüncesi vardı. Bir yandan çocuklarla oynarken bir yandan da kapıya bakıyordu ki Ferah ve Yahya uzun süredir gelmemişti yanlarına. Lila arkadaşlarıyla oyun oynarken Nazlı abisinin yanına oturup birlikte çocukları izlemeye başladılar.

1.08.2017

Aşk ve Sevgi- Tekrar Yayın







Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; pireler berber, develer tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken Harikalar Diyarı adında hayallere sığmayan güzellikte bir şehir varmış. Bu şehirde bir bahçe bahçe de ise güller varmış. Bu güllerin hepsi beyazmış.  Beyaz güllerin arkadaşları; kelebekler, kuşlar, arılar, karıncalar, sevimli tırtıllar varmış.  Her gün bir neşe bin mutluluk dolaşırmış aralarında. 
Güneş  daha bir ısınır daha bir gülermiş bahçeyi görünce. Günlerini şuh içinde geçirirlermiş derken bahçenin köşesinde duran en parlak olan beyaz gül günden güne rengi solmaya kurumaya başlamış. Beyaz gülün diğer arkadaşları çok sonraları farketmişler arkadaşlarının hasta olduğunu. Ama o da ne aralarında daha önce hiç görmediği bir çiçek varmış. Çiçeğe bakmışlar, izlemişler, kimisi çok kızmış kimisi çok şaşırmış

1.03.2017

KAN VER HAYAT KURTAR- KIZILAY






Bankaya olan taksitlerinin son günüydü. "Öğle arasına girmeden hemen gidip halledeyim şu işlerimi" deyip kahvaltıdan sonra hemen hazırlanıp çıkmıştı evden. Beş katlı apartmanın üçüncü katında oturuyordu. Ara sokaktaydı evi. Dolmuşa binmesi için biraz yürümesi gerekiyordu. Yokuş aşağıya giderken komşularıyla karşılaştığında üç beş sohbet ediyordu.

1.01.2017

BAŞLANGIÇ


Ellerini yukarıya açıp yağmur tanelerini yakalamaya çalışıyor yağan yağmurla birlikte dans ediyordu genç kız. Göz yaşları, yüzünden akıp yağmura karışmıştı. Ağzına dolan tuzlu tat gözyaşlarına aitti. Yağmur yüzünde ince bir yol olup toprağa düşüyordu. Kömür karası saçları üzerine yapışmıştı. Halbuki bu sabah özenle yapmıştı saçlarını dalga dalga.Üzerindeki beyaz elbise çamur olmuştu. Yeni kazınmış olan toprak, çamur olup akmıştı yoldan aşağıya doğru. Ne elbisesi umurundaydı ne de  insanların bakışları.. Ağlarken gülümsedi. Bir fısıltı duydu; 

Aşk teninin kokusunun karıştığı yağmur tanesi

 

BAYAN HOHORİ YAZIYOR. Published @ 2014 by Ipietoon